Fethiye Körfezi’nin Muğla ve Akdeniz açısından büyük bir doğal değer taşıdığını vurgulayan Kurum, yıllardır devam eden yoğun kullanım, kontrolsüz demirleme ve dipte biriken balçığın deniz ekosistemini olumsuz etkilediğini belirtti.
Bu kapsamda Göcek ve Dalaman koylarında mapa-şamandıra sisteminin devreye alındığını aktaran Kurum, yaklaşık 90 kilometrelik kıyı şeridinde yeni bir düzen oluşturulacağını ifade etti.
Kurum, çalışmanın ayrıntılarını şöyle anlattı:
“Koylarımıza rastgele atılan ve deniz tabanını tahrip eden ağır demirlerin yerine 926 sabit bağlama mapası ve 906 tonoz yerleştirdik. Bununla da yetinmeyip, denetimden su temizliğinin anlık takibine kadar her şeyi tek bir çatı altında toplayan ‘DERİA’ sistemini kuruyoruz.”
Yeni sistemle denizcilerin koylardaki uygun bağlama noktalarını harita üzerinden görebileceğini belirten Kurum, rezervasyon imkanının da sağlanacağını kaydetti. Böylece kontrolsüz demirlemelerin önüne geçilerek deniz çayırları ve su altındaki canlı yaşamının korunması hedefleniyor.
İç körfezde 16 milyon metreküp çamur temizlenecek
Fethiye Körfezi’nde deniz tabanında yıllar içinde oluşan birikimin temizlenmesi için de kapsamlı bir çalışma başlatılacağını açıklayan Kurum, iki dip tarama gemisinin sahada görev yapacağını söyledi.
Bakan Kurum, projenin hedefini şu sözlerle duyurdu:
“İki dip tarama gemimizle sahada çalışacağız. Yaklaşık 600 hektarlık alanda biriken 16 milyon metreküp dip çamurunu üç yıl içerisinde Fethiye Körfezi’nden çıkarıp atacağız. Çalışmalarımız tamamlandığında iç körfezimizde ortalama 3,4 metrelik su derinliğine ulaşacağız.”
Kurum, projeyi yalnızca teknik bir temizlik çalışması olarak görmediklerini, asıl amaçlarının körfezin ekolojik yapısını güçlendirmek ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir deniz bırakmak olduğunu belirtti.
“Müsilaj belasını hiçbirimiz unutmadık”
Türkiye genelindeki çevre çalışmalarına da değinen Kurum, Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj sorununu hatırlattı. Sorunun yalnızca yüzeydeki görüntünün temizlenmesiyle çözülemeyeceğini vurgulayan Kurum, kalıcı sonuç için kirliliğin kaynağına inilmesi gerektiğini söyledi.
Kurum, Marmara Denizi için yürütülen çalışmalar kapsamında Dünya Bankası ile gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda 400 milyon avroluk dış finansman sağlandığını belirterek şöyle konuştu:
“Marmara Denizi’ni ve İstanbul’u esir alan o kabusu, müsilaj belasını hiçbirimiz unutmadık. Biz, o dönem sadece yüzeydeki köpüğü toplamakla yetinmedik, sorunun köküne inip Marmara’yı kurtarmak için kolları sıvadık.”
İzmit Körfezi’nde dip çamuru temizliğinin sürdüğünü, İzmir Körfezi için hazırlanan 15 maddelik Acil ve Kısa Vadeli Eylem Planı’nın uygulandığını aktaran Kurum, Eğirdir Gölü’ne ilişkin projenin de büyük bölümünün tamamlandığını ifade etti.
COP31’de çevre projeleri anlatılacak
Türkiye’nin 9-20 Kasım tarihlerinde COP31’e ev sahipliği yapacağını hatırlatan Kurum, zirvede yalnızca çevre hedeflerinin açıklanmayacağını, sahada uygulanan projelerin de uluslararası kamuoyuna aktarılacağını söyledi.
Fethiye Körfezi’ndeki mapa-şamandıra sisteminin yanı sıra dip çamuru temizliği, Marmara Denizi çalışmaları, Sıfır Atık ve depozito sistemi gibi uygulamaların COP31 kapsamında paylaşılacağını belirten Kurum, Türkiye’nin çevre alanında uygulama odaklı bir yaklaşım sergileyeceğini vurguladı.
Kurum, “Biz, çözümü uygulayan bir ülke olacağız. Biz, modeli kuran bir ülke olacağız. Biz, yol gösteren bir Türkiye olacağız.” ifadelerini kullandı.


