Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Sürdürülebilirlik Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Başekonomisti Marie Owens Thomsen, hava taşımacılığı sektörünün küresel ekonomi açısından kritik bir rol üstlendiğini belirterek, 2026 yılında dünya genelinde 5 milyardan fazla yolcunun hava yolunu kullanmasının beklendiğini ifade etti.
Hava taşımacılığının ticaret, turizm ve uluslararası bağlantıları güçlendirdiğini söyleyen Thomsen, sektörün sürdürülebilir büyümesi için hava yolları, havalimanları ve hava trafik yönetiminin uyum içinde çalışmasının gerektiğini vurguladı.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Sürdürülebilirlik Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Başekonomisti Marie Owens Thomsen, hava taşımacılığının ticareti, turizmi ve küresel bağlantısallığı desteklediğini belirterek, mevcut zorlu koşullara rağmen havacılık sektöründe 2026 yılında 5 milyardan fazla yolcu taşımasının beklendiğini bildirdi.
Politikaların, değer zinciri boyunca koordineli işbirliğinin geliştirilmesini hedeflemesi gerektiğini ifade eden Thomsen, şunları kaydetti:
"Hava yolları, havalimanları ve hava trafik kontrolü istikrarlı bir düzenleyici çerçeve içinde birlikte çalıştığında hava yolları daha karlı olmaktadır. Buna karşılık, bunun sağlanamadığı ve pazarın son derece parçalı olduğu durumlarda hava yolları zarar etmekten kaçınmakta zorlanmaktadır. Politikalar ayrıca, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünün tavsiyelerinde ortaya konulan uluslararası en iyi uygulamalarla uyumlu olmalıdır. Bunlardan yapılacak her yerel sapma, küresel hava taşımacılığı için hayati önem taşıyan uluslararası koordinasyonu zayıflatacak ve küresel ağın kapsamını daraltacaktır."
Thomsen, küresel ağın öneminin, dünyanın en yoksul ülkelerine bakıldığında açıkça görüldüğüne işaret ederek, bunların ağırlıklı olarak kara yolları, demir yolları, limanlar, hava taşımacılığı, hatta internet ve bankacılık gibi her türlü bağlantı altyapısından yoksun ülkeler olduğunu dile getirdi.
Bağlantısallığın fırsatlar oluşturduğunu, onun olmadığı ülkelerin geride kalacağını aktaran Thomsen, "Gerçeği benimseyerek bağlantısallığı bu bağlamda hava taşımacılığını ekonomik kalkınmanın stratejik bir aracı ve ulusal öncelik olarak gören ülkeler en fazla yatırımı çekecek ve en büyük faydayı sağlayacaktır." diye konuştu.
Buna Hindistan ve Singapur gibi birçok Asya ülkesi ile Türkiye gibi diğer ülkelerin de dahil olduğunu dile getiren Thomsen, "Türkiye, Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'yı birbirine bağlayan stratejik konumu ile modern havalimanı altyapısına ve güçlü hava yolu ağlarına yaptığı önemli yatırımlar sayesinde kendisini önemli bir küresel havacılık merkezi olarak konumlandırmıştır." ifadelerini kullandı.
Thomsen ayrıca şunları söyledi:
"Türkiye'nin bu rolünü daha da güçlendirebilmesi için öncelik, maliyet açısından rekabetçiliğini koruması ve istikrarlı, öngörülebilir bir düzenleyici ortamı sürdürmesi olmalıdır. Verimli havalimanı ve hava seyrüsefer ücretleri ile operasyonel performans ve bağlantısallığa yönelik sürekli odaklanma, büyümenin sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşıyacaktır. Yakın dönemde yaşanan gelişmelerin de gösterdiği gibi jeopolitik veya enerji kaynaklı dış şoklara karşı dayanıklılık da büyük önem taşımaktadır."


