Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Uluslararası sistem vicdani pusulasını kaybetmiş durumdadır

0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Uluslararası sistem vicdani pusulasını kaybetmiş durumdadır
İstanbul'da devam eden "STRATCOM Zirvesi 2026" programında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, mevcut küresel yönetimin artık fonksiyonel olmadığını, paralize olduğunu ve sürdürülebilir olmadığını ve vicdani pusulasını kaybettiğini söyledi.

Dışişleri Hakan Fidan STRATCOM Zirvesi'nde şunları söyledi: 

"Uluslararası sistem; vicdani pusulasını kaybetmiş durumdadır ve meşruiyet noktasında da sıkıntı yaşamaktadır. Krizler de bunun arkasından gelmekte ve özellikle de kurumların güvenliği artık sürdüremediği bir noktada karşımıza çıkmaktadır. Gerilimleri önleyememektedir ve krizlerle barışla ilgili sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu noktada burada karşımızda olan şey oldukça açık: Uluslararası sistemin hâlâ yetkinliği var mı acaba bu noktada buna bakmamız gerekiyor ve adalet, öngörülebilirlik ve güven noktasında bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Bugün maalesef ki bunlara vereceğimiz yanıt oldukça net. Mevcut yönetimin, küresel yönetimin artık fonksiyonel olmadığını, paralize olduğunu ve sürdürülebilir olmadığını görüyoruz ve bu da aslında bir gecede olmadı. Bu, yapısal bir sürecin sonucu ve Türkiye de aslında yıllardır bunlara maruz kaldı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan uluslararası kurumların reformuna yönelik çağrılarda bulunduğunda bu yalnızca politik bir slogan değildi aslında; bu bir nevi tanı niteliğindeydi. Bu tanı da aslında bu krizler daha yaşanmadan karşımıza çıkmıştı. Daha kapımızda bu krizler yaşanmaya başlamadan görülmeye başlanmıştı ve Birleşmiş Milletler'in aslında pusulasını kaybetmesiyle birlikte bunu ortaya koymaya çalıştık. Aslında pek çok kişi de jeopolitik anlamda rahat oldukları konfor alanlarını artık kaybettiler ve pek çok yerde görüldüğü gibi kendi kendine hizmet eden bir statüko ile karşı karşıyaydık. Ancak bu illüzyon artık yıkılmış durumda.

Netanyahu'nun siyasi bekası için yürütülen bir savaş bu ve yine de bütün dünyayı etkileyen, dünyanın geri kalanını etkileyen bir tablo. Bu nedenle de işte bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Çünkü bu çatışma çok ciddi şekilde yaraları derinleştirebilir ve birbirine kaderleri geçmiş ülkeleri ciddi şekilde etkileyebilir. Yalnızca şehirlerde değil ama aynı zamanda insanların yüreklerinde ve zihinlerinde ciddi etkiler yaratabilir. Tek bir çıkış yolumuz var bu noktada; bu da gerilimin azaltılması ve diplomasi. İşte tam bu sebeple Türkiye, bölgedeki ortaklarıyla koordine halinde diplomatik çözümler için hareket etmektedir. Amacımız eyleme geçirilebilir adımları atmak ve bu çatışmanın bir an önce sonlandırılmasını sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor ki daha fazla büyümesin, daha fazla yayılmasın ve küresel ekonomi daha fazla geri dönülemez şekilde hasar almasın. Burada diyalog kanallarının açık olması gerekiyor ve sonuç odaklı bir müzakere sürecinin de hızlı bir şekilde başlaması gerekiyor." 

Yorum Yazın