Başkan Erdoğan, “Savaş bağımlısı mevcut İsrail hükümetinin coğrafyamıza tekrar özellikle barut ve kan kokusuna boğmasına fırsat vermemek gerekiyor.” dedi.
Konuşmasının başında Pakistan'ın Belucistan eyaletinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybedenler için taziye dileklerini ileten Erdoğan, yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet dileyerek Pakistan halkına ve Başbakan Şahbaz Şerif'e başsağlığı mesajı verdi.
Türkiye'nin gerilimin düşürülmesine yönelik her türlü diplomatik girişimi desteklediğini vurgulayan Erdoğan, "Bölgemizde gerilimin azaltılmasına ve sorunların diplomasi yoluyla çözülmesine katkı sağlayacak her adımı destekledik, desteklemeye de devam ediyoruz." dedi.
Başkan Erdoğan şunları söyledi:
Görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra kritik bölgesel ve küresel konuların detaylıca ele alındığını belirten Erdoğan, özellikle İslamabad mutabakatının önemine dikkati çekti. Sağlanan sükunetin tüm dünyaya derin bir nefes aldırdığını ifade ederek şunları kaydetti;
Son günlerde uluslararası basına yansıyan haberler, müzakere sürecinin hangi zorluklarla yürütüldüğünü ortaya koymaktadır. Bu neticenin alınmasında büyük emeği geçen değerli kardeşim Başbakan Şahbaz Şerif’i ve Pakistanlı kardeşlerimizi bir kez daha tebrik ediyorum. Biz de bölgemizde gerilimin azaltılmasına ve sorunların diplomasi yoluyla çözülmesine katkı sağlayacak her adımı özellikle destekledik, destekliyoruz.
“Siyonist katliam kadrosu, özellikle Lübnan’ı ve Suriye’yi rahat bırakmıyor”
İsrail yönetiminin mutabakatı dinamitlemeye yönelik tahriklerini dikkatle takip ediyoruz. Siyasi bekasını bölgede çatışmaların sürmesine bağlayan siyonist katliam kadrosu, özellikle Lübnan’ı ve Suriye’yi rahat bırakmıyor. İsrail işgal güçleri Gazze’deki mazlumlara yönelik hukuk ve insanlık dışı saldırılarına da devam ediyor. Savaş bağımlısı mevcut İsrail hükümetinin coğrafyamıza tekrar özellikle barut ve kan kokusuna boğmasına fırsat vermemek gerekiyor.
Türkiye, hangi inanca mensup olursa olsun bölge sakinlerinin tamamının huzur ve güven içinde yaşadığı bir iklimin hakim olmasını istemektedir. Böyle bir iklimin tesisi için de her türlü gayreti gösteriyoruz. Bu vesileyle şu hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum: Bölge ülkelerinin iradesi ve katkısından güç almayan hiçbir çözüm kalıcı olamaz. Bölgemizde barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesi için Pakistan başta olmak üzere kardeş ülkelerle dayanışma halinde çalışmayı sürdüreceğiz.
Pakistan’la her alanda dayanışmamız sürüyor. Ticari ve yatırım ilişkilerimizin de bu dayanışmaya yaraşır şekilde daha da geliştirilmesi için atabileceğimiz adımları bugün de ele aldık. Ticaret hacmimizi evvelce belirlediğimiz 5 milyar dolar seviyesine çıkarma hedefimizi teyit ettik. Özellikle Karaçi’de iş insanlarımız için tesisi öngörülen özel ekonomik bölge konusunda ticaret bakanlıklarımız çalışıyor. Benzer şekilde Tercihli Ticaret Anlaşmamızın kapsamının genişletilmesi hususunda da görüşmeler sürüyor. Sayın Şerif’in bugün katıldığı iş forumunun da yatırım ve ticaret noktasında münasebetlerimize katkı yapacağına inanıyorum. Bizler de yatırımcılarımızı Pakistan’da daha fazla faaliyette bulunmaya teşvik ediyoruz.


