Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir yılda yaptığımız ihracatı artık bir haftada yapıyoruz

0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir yılda yaptığımız ihracatı artık bir haftada yapıyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ihracatta tarihi rekorlara ulaştığını belirterek, ülkenin artık küresel sistemle entegre, üretim ve ticarette güçlü bir aktör haline geldiğini söyledi. Erdoğan, büyüme ve ihracat verilerinin Türkiye’nin istikrarlı yükselişini ortaya koyduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 33. Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisinin geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yıllık 248 milyon dolar savunma ihracatında aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik. Bir yılda yaptığımız ihracatı artık bir haftada yapıyoruz." dedi.

Konuşmasında ekonomik büyüme verilerine de değinen Erdoğan, 2025 yılında yüzde 3,6 büyüme kaydedildiğini, 2026’nın ilk çeyreğinde ise yüzde 2,5’lik büyüme ile istikrarın sürdüğünü söyledi. Türkiye’nin kesintisiz büyüme performansını 23 çeyreğe çıkardığını belirtti.

İhracatta tarihi seviyelere ulaşıldığını ifade eden Erdoğan, 2025 yılında mal ve hizmet ihracatının 395,9 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını aktardı. 2002’de 36 milyar dolar seviyesinde olan mal ihracatının bugün 273,3 milyar dolara yükseldiğini kaydetti. Hizmet ihracatının da aynı dönemde 14 milyar dolardan 122,6 milyar dolara çıktığını belirtti.

Teknoloji yoğun ürün ihracatındaki artışa da değinen Erdoğan, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının 2002’de 10 milyar dolar iken 2025’te 112 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Savunma ve havacılık sanayisinde de önemli bir ivme yakalandığını belirterek, bu alandaki ihracatın yılın ilk beş ayında yaklaşık 3,9 milyar dolara yükseldiğini söyledi.

Başkan Erdoğan ayrıca şunları söyledi:

İhracatta yakaladığımız ivme, hamdolsun 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor. Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama oldu. Ama 22 Mayıs tarihinde günlük ihracatta 2,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek değerine ulaştık. Tabii Türkiye'nin ihracatındaki artış sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyük bir gelişim gösteriyor. 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Yıllıklandırılmış orta-yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız ise 114,4 milyar doları buldu.

Şu rakamlara özellikle dikkatinizi çekmek isterim: Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı Ocak-Mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından bugün aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik. Yani, 1 yılda yaptığımız ihracatı, hamdolsun artık 1 haftada yapıyoruz. Bu rakamlar Türkiye'nin teknoloji yoğun ürünlere olan yöneliminin bir sonucu olarak gerçekleşti ve bu payın daha da artırılmasını hedefliyoruz.

Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek, ihracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkanlar geliştirerek, artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikayesini daha da ileriye taşıyacağız.

İnşallah bunu da 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte başaracağız. Limanlarımızdan kalkan gemiler, sınırlarımızdan çıkan tırlar, Türkiye'de üretilen ürünleri taşısın kargo uçakları iş insanlarımız için çalışsın diye üzerimize düşeni yapıyoruz. İhracatçımız için yeri geldi kendi bürokrasimizi hızlandırdık, yeri geldi diğer ülkelerle müzakere ederek engelleri kaldırdık. Ne zaman bir devlet ve hükümet başkanıyla bir araya gelsem notlarımda ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın talepleri hep üst sıralardadır.

Mutlaka konuyu muhatabımla masaya yatırır ve çözüm iradesinin ticaret yollarına yansıması için de arkadaşlarımı görevlendiririm. Daha sonra da bu görevlerin takibini çok sıkı bir şekilde yaparım. Diğer ülke liderleri de bizim bu tutumumuzu bildikleri için iş insanlarımıza kapılarını açmış, Türk iş camiasını bağırlarına basmışlardır. Serbest ticaret anlaşmalarından tercihli ticaret anlaşmalarına, yatırımların karşılıklı teşvikinden çifte vergilendirmenin önlenmesine kadar sizleri teşvik edecek her türlü hukuki altyapıyı kurduk, kuruyoruz. Özellikle uzak ülkelere ihracatımızı 2028 yılına kadar 50 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz. Ciddi potansiyel barındıran İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmak için çalışıyoruz.

Değerli arkadaşlar, bölgemizdeki her türlü siyasi, ekonomik, sosyal gerilim elbette bizi de etkiliyor, etkileyecektir. Ancak Türkiye dünün kendi içine kapanık Türkiye'si de değildir. Artık her alanda dünya ile bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye vardır. Küresel krizlerle her yüzleşmemizi siyasi ve ekonomik kazanımlara dönüştürecek bir yaklaşımla hareket ederek ihracatçılarımızla birlikte yeni fırsatlara ve yeni kıtalara doğru ilerleyeceğimiz bir döneme giriyoruz.

Devlet-özel sektör el ele vererek inşallah bu yeni dönemde ülkemizin ihracat çatısını çok daha yükseklere çıkaracağız. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.

Bu duygularla bir kez daha Türkiye İhracatçılar Meclisimizin genel kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyor, İhracatın Şampiyonları Ödülü'ne layık görülen firmalarımızı ve iş insanlarımızı tekrar tebrik ediyorum. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum, kalın sağlıcakla.

 

Yorum Yazın