Cumhuriyet Halk Partisi’nde eski ve yeni milletvekillerinden oluşan yaklaşık 40 kişilik bir grup, Ankara’da bir araya gelerek partinin son dönemde yolsuzluk ve uyuşturucu iddialarıyla gündeme gelmesine tepki gösterdi. Toplantıda, “Parti bu şekilde anılamaz” mesajı verildi.
Cumhuriyet Halk Partisili eski ve mevcut milletvekilleri ile bazı il başkanları ve teşkilat mensuplarının katıldığı buluşma, önceki gün Çankaya’daki bir restoranda gerçekleştirildi. Toplantının, geçmişte milletvekilliği ve İstanbul İl Başkanlığı görevlerinde bulunan Ali Özcan’ın çağrısıyla yapıldığı öğrenildi. Katılımcıların büyük bölümünün eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerden oluştuğu belirtildi.
Toplantıda söz alan muhalif isimler, partinin yolsuzluk ve rüşvet iddialarının yanı sıra uyuşturucu soruşturmalarıyla da anılmasının tabanda ciddi rahatsızlık yarattığını dile getirdi. Katılımcılardan biri, geçmişte yaşanan İSKİ davasını hatırlatarak, “O dönem tek bir isim üzerinden yürüyen bir süreç partiye ağır zarar vermişti. Şimdi ise parti neredeyse bütünüyle bu iddialarla anılır hale geldi” değerlendirmesinde bulundu.
Bazı katılımcılar, haklarında iddia bulunan isimlerin partiye zarar vermemek adına istifa ederek aklanma sürecini dışarıdan yürütmesi gerektiğini savundu. “Eskiden parti zarar görmesin diye görev bırakılırdı. Bugün ise parti zarar görüyor ama kimse sorumluluk almıyor” ifadeleri kullanıldı.
Toplantıda yeni bir parti kurulmasına yönelik bir eğilim olmadığı, aksine “partinin gerçek sahiplerinin mücadeleyi parti içinde sürdüreceği” görüşünün benimsendiği aktarıldı. Muhalif grubun bundan sonraki süreçte bölgesel toplantılar yapma ve süreci yakından takip etme kararı aldığı öğrenildi.
Katılımcılar ayrıca partinin gündeminin tek bir isim üzerinden şekillenmemesi gerektiğini belirterek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu merkezli tartışmaların gölgesinden çıkılması ve Türkiye’nin genel sorunlarına odaklanılması çağrısında bulundu.
Toplantıda söz alan muhalif isimler, partinin yolsuzluk ve rüşvet iddialarının yanı sıra uyuşturucu soruşturmalarıyla da anılmasının tabanda ciddi rahatsızlık yarattığını dile getirdi. Katılımcılardan biri, geçmişte yaşanan İSKİ davasını hatırlatarak, “O dönem tek bir isim üzerinden yürüyen bir süreç partiye ağır zarar vermişti. Şimdi ise parti neredeyse bütünüyle bu iddialarla anılır hale geldi” değerlendirmesinde bulundu.
Bazı katılımcılar, haklarında iddia bulunan isimlerin partiye zarar vermemek adına istifa ederek aklanma sürecini dışarıdan yürütmesi gerektiğini savundu. “Eskiden parti zarar görmesin diye görev bırakılırdı. Bugün ise parti zarar görüyor ama kimse sorumluluk almıyor” ifadeleri kullanıldı.
Toplantıda yeni bir parti kurulmasına yönelik bir eğilim olmadığı, aksine “partinin gerçek sahiplerinin mücadeleyi parti içinde sürdüreceği” görüşünün benimsendiği aktarıldı. Muhalif grubun bundan sonraki süreçte bölgesel toplantılar yapma ve süreci yakından takip etme kararı aldığı öğrenildi.
Katılımcılar ayrıca partinin gündeminin tek bir isim üzerinden şekillenmemesi gerektiğini belirterek, Ekrem İmamoğlu merkezli tartışmaların gölgesinden çıkılması ve Türkiye’nin genel sorunlarına odaklanılması çağrısında bulundu.


