Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yanı sıra savunma sanayisi projeleri ve Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruları yanıtladı.
"KAAN'DA ORTAKLIK KESİNLİKLE OLABİLİR"
Yılmaz, Suudi Arabistan'ın Milli Muharip Uçak KAAN projesine ortak olması veya projeye finansal katkı sunmasının mümkün olup olmadığı yönündeki soruya dikkat çeken bir yanıt verdi.
Yılmaz, "Kesinlikle olabilir, neden olmasın. Amerika Birleşik Devletleri F-35'i yaparken kaç tane ülkeyi kattı işin içine? Bu kadar büyük ekonomik gücü olduğu halde." ifadelerini kullandı.
Yüksek maliyetli ve geniş bir pazar gerektiren projelerde çok sayıda dost ve kardeş ülkenin sürece dahil edilmesinin Türkiye açısından önemli fırsatlar oluşturacağını belirten Yılmaz, "Teknolojik olarak da ekonomik olarak da pazarlama imkanları bakımından da Türkiye de bu noktada belli bir eşiğe gelmiş durumda. KAAN da başka projeler de olabilir." dedi.
Yılmaz, ülkelerin yalnızca finansman değil, teknoloji ve üretim süreçlerine katkı sunmasının projelerin niteliğini de artırabileceğini belirterek, "Ürün bazında birçok ülkeyi işin içine katan, sorumlulukları paylaşan, aynı zamanda hepsinin de katkısını alarak projelerin niteliğini artıran bir çabanın çok doğru olacağını düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
"MEKKE ANLAŞMASI NATO'YA ALTERNATİF DEĞİL"
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı da değerlendiren Yılmaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki iş birliğinin bölgesel güvenlik açısından önemli olduğunu söyledi.
Yılmaz, üç ülkenin farklı alanlarda birbirini tamamlayan özelliklere sahip olduğunu belirterek Pakistan'ın nükleer gücüne, Suudi Arabistan'ın enerji ve finans alanındaki ağırlığına, Türkiye'nin ise sanayisi ve özellikle savunma sanayisindeki kapasitesine dikkat çekti.
Anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını vurgulayan Yılmaz, "Bu birilerine karşı oluşturulmuş bir yapı değil. Tam aksine belli konularda gerilimler ortaya çıkmasın diye caydırıcılığı güçlendirmek için oluşturulmuş bir yapı." diye konuştu.
Yılmaz, Mekke Anlaşması'nın Türkiye'nin NATO üyeliğinin veya başka ittifakların alternatifi olmadığının da altını çizdi.
"Bu bizim NATO'ya veya içinde bulunduğumuz herhangi bir ittifaka alternatif bir yapı değil. Bunun da altını çizmemiz lazım." ifadelerini kullanan Yılmaz, anlaşmanın bölgesel barış ve istikrarı güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.
ANLAŞMA YENİ ÜLKELERE AÇIK
Mekke Anlaşması'nın gelecekte başka ülkelerin katılımına açık olduğunu belirten Yılmaz, Mısır'ın neden anlaşmada yer almadığı yönündeki soruya da cevap verdi.
Yılmaz, "Genişlemenin seyrini üç ülkenin ortak tutumu belirleyecek. Neden olmasın? Tabii ki Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Askeri olarak da coğrafi olarak da nüfus itibarıyla da. Dolayısıyla önümüzdeki süreçlerde yeni katılımlar da olabilir bu yapıya." dedi.
SURİYE VE IRAK VURGUSU
Yılmaz, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Suriye'nin yeniden yapılanması açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Suriye'de yaptırımların kaldırılması ve kritik altyapı yatırımları konusunda bazı iş birliklerinin başladığını aktaran Yılmaz, ülkenin istikrar kazanmasının Türkiye'nin güvenliği ve refahı açısından da önem taşıdığını söyledi.
Yılmaz, "Önümüzdeki dönemde Suriye'de de bu işbirliğinin çok olumlu yansımaları olacağını, Irak'ta hakeza olumlu yansımaları olacağını düşünüyorum." dedi.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Programda Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, sürecin Türkiye'nin önemli bir sorununu kendi kurumları ve milli iradesiyle çözme kapasitesini ortaya koyduğunu belirtti.
Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin Genel Kurul'da ele alınacağını belirten Yılmaz, farklı görüşlerin ve eleştirilerin demokratik sürecin doğal bir parçası olduğunu ifade etti.
Yılmaz, hukuki düzenlemelerin uygulanmasında ise silah bırakma sürecinin temel şart olduğunu vurguladı.
"Önce silahlar bırakılacak. Bu teyit ve tespit edilecek. Bu karara bağlanacak MGK tarafından. Sonra diğer hukuki süreçler devreye girmiş olacak." diyen Yılmaz, düzenlemenin kapsamı dışında bırakılan suçlara da dikkat çekti.
"BAMBAŞKA BİR TÜRKİYE"
Terörsüz Türkiye sürecinin başarıyla tamamlanması halinde Türkiye'nin kaynaklarını daha fazla yatırıma, altyapıya ve insani gelişime yöneltebileceğini belirten Yılmaz, bunun ülkenin kalkınmasında yeni bir dönem başlatacağını söyledi.
Yılmaz, "Tam olarak bu işin bitmesiyle de hem demokraside hem kalkınmada Türkiye yeni bir faza geçmiş olacak. Çok daha yüksek standartlara doğru yürüyecek." ifadelerini kullandı.
Suriye'deki gelişmelere de değinen Yılmaz, bölgenin terörden arındırılmasının Türkiye'nin güvenliği açısından önem taşıdığını belirterek, "İnşallah bu süreç tüm bölgeye de örnek olacak. 'Terörsüz Bölge' diyoruz aynı zamanda." değerlendirmesinde bulundu.


