Sabah gazetesi yazarı Bercan Tutar bugünkü yazısında, Siyonist Epstein sapkınlığında ismi geçenlere odaklanmanın bizi yanıltacağını, odağımızın, bu sadist siyasi ortamı doğuran, meşrulaştıran, besleyen ve koruyan Batılı sistemin kokuşmuş siyasi atmosferine olması gerektiğini yazdı:
"İnsani ve ahlaki bütün değerleri ayaklar altına alan Epstein sapkınlığının, İsrail'in Batılı ülkelerin desteğiyle Gazze'de ve Batı Şeria'da yüzyıla yakın bir süredir devam ettirdiği sadist etnik temizlik, vahşi soykırım ve kanlı stratejilerden bir farkı yok. Bu bağlamda İsrail ve Epstein ile temsil edilen sapkınlık aslında sömürü, talan, yağma ve kolektif katliamlara dayalı beş asırlık Batılı emperyal habisliğin kusursuz bir özetidir.
Skandalda ismi geçenlere odaklanmak bizi yanıltır. İsimler kadar bu sadist siyasi ortamı doğuran, meşrulaştıran, besleyen ve koruyan Batılı sistemin kokuşmuş siyasi atmosferini de bir bütün olarak görmek lazım. Buradaki sadizm bireysel değil kolektif. Batılı gayri insani ve gayri ahlaki değerlerin vücut bulmuş hâli olan bu sadizm, şahsi güç sapkınlığından ve anomalisinden ziyade topyekûn Batılı emperyalist sistemin tezahürüdür.
Siyonist lobi ve eşgüdüm hâlinde çalıştığı İngiliz ve Amerikalı istihbarat servislerinin Epstein üzerinden tedavüle soktuğu lolita ağı ile Batılı ve Doğulu elitlere istedikleri politikaları empoze ettiğini görüyoruz. Eskiden bu iddialar komplo denilerek değersizleştirilirdi. Görüyoruz ki her komplo gerçekmiş.
***
Aslında Batılı liberal ahlak tam anlamıyla Epstein'deki sadizm ve sapkınlığa dayanır. Şantaja gerek yok. Batılı bütün elitler sistematik olarak zaten sapkın İsrail'in projelerini destekliyor. Mossad, MI6 ve CIA'nın ortaklaşa yetiştirdiği Epstein gibi vakalar Batılı sadizmin birer laboratuvar çalışmasıdır.
Zira bir bütün olarak Batılı emperyal strateji, diğer halkların, ulus ve ülkelerin sistematik olarak yok edilmesi, yerinden edilmesi, etnik temizliğe tabi tutulması, köleleştirilmesi, yok edilmesi ve topraklarının işgal edilmesine dayanır.
Yaşamasına izin verilenler ise bütün ahlaki, dini, sosyal ve kültürel değerlerinden uzaklaştırılırlar. Buna "uygarlaştırma" diyorlar. Aslında bu bir tür insansızlaştırma yani "goyim projesi"dir. Başka halk ve milletlerin bir bakıma Filistinlileştirilmesidir.
Filistinlilere "insan hayvan" diye bakan bu siyonist sapkın anlayış, her açıdan Batılı sömürgeciliğin başka milletlere karşı sürdürdüğü beş asırlık soykırım, her tür cinsel istismar ve insanlık suçunun günümüzdeki tek vârisidir.
***
Haliyle Epstein rezaleti, her açıdan ideolojik temeli başkalarının köleleştirilip basit bir zevk ve çıkar nesnesine dönüştürülmesine dayanan Batılı sistemin bir röntgenidir. İster Gazze'deki bir çocuğun bedeni, ister Epstein adasındaki bir çocuğun bedeni olsun, siyonist emperyalist zihniyet için hedef aynıdır. Sadist cinsel sömürü ile temel hedefleri olan siyasi, ekonomik ve kültürel hegemonyalarını devam ettirmektir.
Bu tablo bize habis bir ura dönüşen Batılı kapitalist liberal anlayış ile siyonist sistemin mutlak şekilde yozlaştığını gösteriyor. Bu yaklaşımı ve ortaya çıkan gerçekleri hâlâ komplo diye nitelemek küresel mevcut düzenin doğru algılanmasını perdelemeye hizmet eder. Bu manipülasyonun asıl hedefi Batılı sömürgeci uluslararası sistemin sadist siyonizme göre karar alma mekanizmalarını anlamayı zorlaştırmaktır.
Fakat her skandalla mızrak artık çuvala sığmıyor. Güneş balçıkla sıvanmıyor. Sapkın ve sadist elitlerin sayılarıyla orantısız şekilde gürültü yapmalarına aldanmayın. Çocuk soykırımcıları ne yapsa da dünya siyonist ve Batı sonrası bir çağa doğru ilerliyor. Batılı vicdanlı kitlelerle Batı dışı dünyayı saran bu bilinçlenme ve isyan dalgası siyonist küresel statükoyu temellerinden sarsacaktır. Küresel gidişat, tarihsel hakikatler ve aktüel toplumsal refleksler bunu gösteriyor."


