Bu yıl “Sonsuzun fethine çık” temasıyla düzenlenen törende konuşan Erdoğan, ilim, kültür ve sanat camiasının yanı sıra gençlerin yoğun ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Yeditepe üstünde zamanın gergef işlediği aziz İstanbul’da sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Erdoğan, Necip Fazıl Ödülleri’nin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Konuşmasının başında şair, mütefekkir ve dava adamı Necip Fazıl Kısakürek’i rahmetle anan Erdoğan, Üstad’ın hem kalplerde hem de zihinlerde bıraktığı izlerin bugünlere taşınmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. Erdoğan, Kısakürek’in büyük oğlu Mehmet Kısakürek ile birlikte geçmiş yıllarda ödül alan ve hayatını kaybeden isimleri de rahmetle yad etti.
“KÜLTÜR VE DÜŞÜNCE DÜNYAMIZDA KANON OLUŞTURDU”
Necip Fazıl Ödülleri’nin 2014 yılından bu yana her yıl düzenlendiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün gelinen noktada ödüllerin sanat ve düşünce dünyasında kanon oluşturucu bir nitelik kazandığını söyledi.
Erdoğan, “Bu ödüller, 12 yıl önce tahayyül ettiğimiz şekilde kültür, sanat ve fikir dünyamıza yeni bir pencere açmıştır. Türkiye’nin kültür sanat havzasını çoraklaştıran, ‘al gülüm ver gülümcü’ anlayışın önemli ölçüde kırılmasına katkı sunmuştur” ifadelerini kullandı.
Ödül alan eserlerin, medeniyet birikimini yeni ürünlerle zenginleştirdiğini vurgulayan Erdoğan, bu çalışmaların aynı zamanda genç kuşakların sağlıklı bir kültür-sanat ikliminde yetişmesine de vesile olduğunu kaydetti.
“KÜRESELLEŞME KÜLTÜREL BİR ÇÖLLEŞMEYİ DE GETİRİYOR”
Konuşmasında çağın sorunlarına da değinen Erdoğan, küreselleşmeyle birlikte kültürel bir yozlaşmanın ve çölleşmenin tüm dünyayı etkisi altına aldığını söyledi. Dijital teknokültürün edebiyat başta olmak üzere pek çok alanda yön ve anlam krizine yol açtığını belirten Erdoğan, bu ortamda Necip Fazıl Ödülleri’nin gençler için bir pusula işlevi gördüğünü ifade etti.
“Üstad’ın hayalini kurduğu gençliğin yolunu kaybetmemesi ve daima istikamet üzere olması için çok mühim bir misyonu yerine getiriyorsunuz” diyen Erdoğan, emeği geçenlere teşekkür etti.
“NECİP FAZIL DEMEK VAKAR VE CESARET DEMEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in fikir dünyasına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Necip Fazıl demek, her şeyden önce vakar ve cesaret demektir. Hakim bir dava, mahkûm bir eda ile anlatılamaz. Ona göre zafere ulaşmak, eza ve cefaya katlanmayı, baskılara göğüs germeyi ve her şartta dik durmayı gerektirir.”
Kısakürek’in eserlerinin bir hakikat arayışı olduğunu vurgulayan Erdoğan, onun şiirden tiyatroya, romandan tasavvufa uzanan geniş külliyatının Türk düşünce hayatında derin izler bıraktığını söyledi.
“BASKILAR VE İFTİRALAR HAKİKAT YÜRÜYÜŞÜNÜ ENGELLEYEMEDİ”
Necip Fazıl’la tanışma sürecine de değinen Erdoğan, yarım asrı aşan siyasi mücadelesinde Kısakürek’in kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirtti. “Onurlu ve namuslu bir fikir mücadelesinin nasıl verileceğini Necip Fazıl’dan öğrendik” diyen Erdoğan, Üstad’ın baskılar, davalar ve iftiralara rağmen hakikati haykırmaktan vazgeçmediğini ifade etti.
Kısakürek’in özellikle 1970’li yılların kaotik ortamında gençliğe istikamet çizdiğini söyleyen Erdoğan, Büyük Doğu idealinin bugün de genç kuşaklarda karşılık bulduğunu dile getirdi.
FİLİSTİN MESAJI
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Gazze’de yaşananlara da değinerek, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilere rahmet diledi. Zor şartlar altında direnişini sürdüren Filistin halkıyla dayanışma içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, “Hesapların üzerinde bir hesap vardır, bunun da vakti saati gelecektir” dedi.
ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU
Törende bu yıl 8 ayrı kategoride 9 isme ödül verildi. Şiir Ödülü Celal Fedai’ye, Hikâye-Roman Ödülü Tarık Tufan’a, Fikir Araştırma Ödülü Peren Birsaygılı Mut’a verildi. İlk Eserler Ödülü Merve Uygun ve Hasan Bozdaş’a, Çocuk Edebiyatı Ödülü Ayşe Sevim’e, Uluslararası Kültür Sanat Ödülü Dia Al-Azzawi’ye, Müzik Ödülü Bayram Bilge Tokel’e, Saygı Ödülü ise Hasan Aycın’a takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda ödül alan tüm isimleri tebrik ederek, Necip Fazıl Ödülleri’nin Türkiye’nin kültür, sanat ve edebiyat hayatına uzun yıllar boyunca katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.


