Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla “AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi” başlıklı bir makale kaleme aldı. Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlanan makalesinde Erdoğan, AK Parti'nin 25 yıllık siyasi geçmişini ve Türkiye'de yaşanan dönüşümü değerlendirdi.
AK Parti'yi 25 yıl önce kurarken Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirten Erdoğan, o dönemde ülkenin siyasi krizler, ekonomik belirsizlikler ve vesayetçi anlayışın etkisi altında olduğunu ifade etti.
Erdoğan, siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmayı, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmeyi ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini belirterek, 14 Ağustos 2001'deki kuruluş sürecine ilişkin şunları söyledi:
“14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu.”
“Meşruiyet güçlendi”
AK Parti'nin iktidarda geçen çeyrek asırlık döneminin Türkiye açısından kapsamlı bir dönüşüme karşılık geldiğini belirten Erdoğan, demokratik meşruiyetin güçlendiğini, kamu hizmetlerinin kapasitesinin geliştiğini ve toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımının genişlediğini ifade etti.
Erdoğan, “Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü.” değerlendirmesinde bulundu.
Demokratik meşruiyetin güçlendirilmesinin siyasi mücadelelerinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Erdoğan, bu açıdan en ağır sınavın 15 Temmuz darbe girişimi olduğunu söyledi.
Erdoğan, “Milletimiz o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koydu.” ifadelerini kullanarak, bu tutumun sivil siyasetin güçlenmesi ve demokrasinin kökleşmesi açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu kaydetti.
Savunma sanayisinde yeni dönem
Eğitim, sağlık, ulaşım, enerji, sosyal politikalar ve şehirleşme alanlarında yapılan yatırımların Türkiye'deki dönüşümün somut temelini oluşturduğunu belirten Erdoğan, kamu hizmetlerine erişimin ülke genelinde yaygınlaştırıldığını söyledi.
Kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun farklı kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımının desteklendiğini belirten Erdoğan, savunma sanayisi ve ileri teknolojideki gelişmelere de dikkat çekti.
Erdoğan, “İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi.” dedi.
TOGG, uzay programı, nükleer enerji yatırımları ve Karadeniz'de keşfedilen doğal gazın Türkiye'nin teknoloji ve üretim alanındaki özgüveninin göstergeleri olduğunu belirten Erdoğan, yeni dönemde yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretime odaklanacaklarını söyledi.
Dış politikada çok yönlü yaklaşım
Erdoğan, uluslararası sistemin giderek daha fazla kutuplu hale geldiği bir dönemde Türkiye'nin etkin aktörlerden biri olduğunu belirtti.
Milli çıkarları korurken diplomasi, diyalog ve insani sorumluluk temelinde hareket ettiklerini ifade eden Erdoğan, Türk ve İslam dünyasıyla ilişkilerin çok boyutlu şekilde geliştirildiğini söyledi.
Türkiye'nin NATO, G20 ve İslam İşbirliği Teşkilatı içerisindeki konumuna dikkat çeken Erdoğan, Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş coğrafyada barış ve istikrara katkı sunmaya çalıştıklarını ifade etti.
Erdoğan, “'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür.” değerlendirmesinde bulundu.
Daha kapsayıcı, etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin gerekli olduğunu belirten Erdoğan, küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalmasının krizlere kalıcı çözüm üretmediğini söyledi.
6 Şubat depremleri
Çeyrek asırlık dönemde terör saldırıları, bölgesel savaşlar, düzensiz göç, küresel salgın ve ekonomik dalgalanmalar gibi çok sayıda sınamayla karşı karşıya kaldıklarını belirten Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin Türkiye'nin yaşadığı en ağır felaketlerden biri olduğunu ifade etti.
Erdoğan, “11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik.” dedi.
Deprem bölgesinde yeniden imar çalışmalarının sürdüğünü belirten Erdoğan, güvenli konutların yanı sıra üretim altyapısının oluşturulması, sosyal hayatın yeniden canlandırılması ve tarihi dokunun korunmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini aktardı.
“Geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza devam ediyoruz”
AK Parti'nin 25 yıldır güçlü kalmasının temelinde milletle kurulan bağın bulunduğunu belirten Erdoğan, bunun aynı zamanda sürekli yenilenme sorumluluğu getirdiğini söyledi.
Gençlerin beklentileri, ekonomik koşullar ve siyaset yapma biçimlerindeki değişimin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Erdoğan, gelecek dönemin önceliklerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz.”
Gençlerin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar çeşitli alanlarda fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacaklarını belirten Erdoğan, ekonomik refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasını hedeflediklerini kaydetti.
“Türkiye Yüzyılı”nı Cumhuriyet'in ikinci asrına yönelik ortak gelecek iradesinin adı olarak nitelendiren Erdoğan, demokrasi ve ekonomisi güçlü, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı.
Erdoğan, makalesinin sonunda AK Parti'nin 25. yılının geçmiş tecrübeler ışığında yeni dönemin yol haritasının şekillendirildiği önemli bir eşik olduğunu belirterek, “Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.


