Bakan Fidan: Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil

0
Bakan Fidan: Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın NATO'nun kolektif savunma anlayışını içeren 5'inci maddesiyle teknik açıdan benzerlik taşıdığını belirterek, "Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil." dedi.

Bakan Fidan, anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı kurulmadığını, üç ülke arasındaki güvenlik dayanışmasını kurumsal hale getirmeyi amaçladığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin konuşan Fidan, anlaşmanın Türkiye'nin uzun süredir üzerinde çalıştığı bölgesel güvenlik vizyonunun önemli bir aşaması olduğunu ifade etti.

Fidan, anlaşmanın imzalanmasını "tarihi bir gün" olarak nitelendirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen dış politikada uzun süredir hedeflenen bazı stratejik adımların hayata geçirilmeye başlandığını söyledi.

Bölgede yıllardır savaş, işgal, göç ve istikrarsızlık gibi sorunların yaşandığına dikkati çeken Fidan, Türkiye'nin bu sorunların kalıcı şekilde nasıl çözülebileceği konusunda uzun süredir çalışma yürüttüğünü belirtti. Son yıllarda bu yaklaşımın daha somut hale getirildiğini aktaran Fidan, ilgili ülkelerle yapılan görüşmelerin ardından Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ortaya çıktığını kaydetti.

"Bölgesel sahiplenmenin artırılması önemli"

Fidan, Türkiye'nin bölgesel güvenlik anlayışının temelinde bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini ve ekonomik istikrarlarını daha fazla sahiplenmesi gerektiği düşüncesinin bulunduğunu söyledi.

"Bölgesel sahiplenmemizin artırılması önemli. Çünkü dışarıdan gelen hegemonlar, bölgedeki sorunları çözmüyor, daha da akut hale getiriyor, maliyeti çok yüksek oluyor." diyen Fidan, bölge ülkelerinin güvenlik, kalkınma ve refah alanlarında daha kurumsal yapılar oluşturması gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin bölge ülkelerinin büyük bölümüyle iyi ilişkilere sahip olduğunu belirten Fidan, ancak bu ilişkilerin uzun süre konjonktürel gelişmelere ve siyasi yaklaşımlara bağlı kaldığını söyledi. Bu nedenle ilişkileri daha kalıcı, profesyonel ve kurumsal bir zemine taşımayı amaçladıklarını dile getirdi.

Fidan, bölgesel güvenlik ile ekonomik bütünleşme arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğunu belirterek, ülkelerin birbirlerinin güvenliğinden emin olmadan güçlü ekonomik yapılar kurmasının zor olduğunu söyledi.

Anlaşma 2 yıl 8 ay boyunca hazırlandı

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kısa sürede ortaya çıkmadığını belirten Fidan, hazırlık sürecinin 2 yıl 8 ay sürdüğünü açıkladı.

Fidan, "Bunları tam 2 yıl 8 aydır ben ortaklarımızla, imza attığımız ortaklarla ve diğer bölge ülkeleriyle kesintisiz konuşuyorum." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın fikir aşamasından kavramsal çerçeveye, oradan da hukuki bir metne dönüştüğünü anlatan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da liderler düzeyindeki görüşmelerinde konuyu sürekli gündeme getirdiğini söyledi.

"NATO'nun 5'inci maddesiyle teknik olarak aynı"

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın niteliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, anlaşmanın teknik açıdan NATO Antlaşması'nın kolektif savunmayı düzenleyen 5'inci maddesiyle aynı olduğunu belirtti.

Fidan, güvenlik paktlarının temel amacının ülkelerin birbirlerinin güvenliğine yönelik tehditlere karşı dayanışma göstermesini sağlamak olduğunu ifade etti. Türkiye'nin 1952'den bu yana NATO üyesi olduğunu hatırlatan Fidan, NATO'nun temel caydırıcılık anlayışının savunma pozisyonunda güçlü bir kapasite oluşturmaya dayandığını söyledi.

Bakan Fidan, "Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil." diyerek Mekke Anlaşması'nın belirli bir ülkeye karşı oluşturulmadığını vurguladı.

"Birbirimize artık dayanışma halindeyiz"

Fidan'a göre anlaşmanın yalnızca dışarıya verilen bir mesaj olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Asıl hedefin, anlaşmaya taraf ülkelerin birbirlerinin güvenliğine tehdit oluşturmayacağını ve gerektiğinde birbirlerine destek vereceğini kurumsal biçimde ortaya koyması olduğunu belirtti.

Fidan, "Bir güvenlik ittifakına girdiğiniz zaman dışarıdaki bir aktöre karşı değil, içeride 'biz birbirimize artık bundan sonra dayanışma halindeyiz, birbirimizden diğerine zarar gelmez' meselesi." değerlendirmesinde bulundu.

Saldırı durumunda anlaşmanın nasıl işletileceği konusunda da açıklama yapan Fidan, metinde genel taahhütlerin bulunduğunu, bu taahhütlerin hangi koşullarda ve ne şekilde uygulanacağının ise ilgili kurulların kararlarına bağlı olacağını söyledi.

Bir ülkenin ihtiyaç duyduğu desteğin niteliğini kendisinin belirleyebileceğini anlatan Fidan, bunun istihbarat, lojistik, mühimmat veya daha ileri aşamalarda askeri birlik desteği şeklinde olabileceğini kaydetti.

Siyasi ve askeri komite kurulacak

Anlaşmanın yalnızca imzalanıp bırakılmayacağını belirten Fidan, üç ülke arasında siyasi ve askeri mekanizmaların oluşturulmasının planlandığını açıkladı.

Fidan, NATO'daki yapıya benzer şekilde dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının yer alacağı bir siyasi ve askeri komitenin oluşturulacağını söyledi. Bu yapının liderler tarafından ortaya konulan vizyon doğrultusunda çalışmalar yürüteceğini belirten Fidan, kararların uygulanmasını takip edecek bir genel sekreterlik ve teşkilat kurulmasının da gündemde olduğunu ifade etti.

Savunma sanayisi işbirliği öne çıkacak

Mekke Anlaşması kapsamında askeri işbirliğinin yanı sıra savunma sanayisi alanında da kapsamlı çalışmalar yürütüleceğini belirten Fidan, üç ülkenin askeri birliklerinin birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Fidan, ortak eğitim, lojistik, tehdit analizleri ve istihbarat paylaşımının yanı sıra savunma sanayisi alanındaki ortaklıkların da anlaşmanın önemli başlıkları arasında bulunduğunu ifade etti.

"3 ülke liderleri arasında konuşulan konu, savunma sanayi işbirliği." diyen Fidan, ülkelerin birbirlerinin sahip olduğu teknolojilerden yararlanmasının önemine dikkati çekti.

Fidan, farklı ordu yapılarına sahip ülkelerin birlikte hareket edebilmesi için "interoperability" olarak ifade edilen birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesinin de öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi.

"Başarıyı rastgeleliğe bırakmamak gerekiyor"

Anlaşmanın uzun vadeli bir kurumsal yapı oluşturmayı amaçladığını belirten Fidan, ülkelerin kriz dönemlerinde yeniden ne yapacaklarını tartışmak zorunda kalmaması gerektiğini ifade etti.

Fidan, "Dış politikada veya herhangi bir konuda başarıyı rastgeleliğe bırakmamak gerekiyor, kurumsallaştırmak gerekiyor. Devamlı hale getirmek gerekiyor." dedi.

Üç ülkenin mevcut yapıda "çekirdek ülkeler" olduğunu belirten Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilerleyen dönemde bölgesel güvenlik, savunma sanayisi ve ekonomik işbirliği açısından daha geniş bir yapının temelini oluşturabileceği mesajını verdi.

Yorum Yazın