İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, TRT Haber özel yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. APP plakalara ilişkin düzenlemeye değinen Çiftçi, güvenlik unsurları bulunmayan bu plakaların suçlarda kullanılabildiğine dikkat çekti.
Standart plakaların Şoförler Odaları tarafından basıldığını ve mühür, hologram, karekod gibi güvenlik özellikleri taşıdığını belirten Çiftçi, APP plakaların ise bu unsurları barındırmadığını ifade etti. Bu nedenle plaka tanıma sistemleri tarafından okunamadığını söyleyen Çiftçi, söz konusu plakaların terör eylemleri, uyuşturucu taşımacılığı ve kaçakçılık gibi suçlarda kullanılabildiğini dile getirdi.
27 Şubat’ta yürürlüğe giren düzenleme kapsamında sürücülere mağduriyet yaşanmaması için 1 Nisan’a kadar süre tanındığını hatırlatan Çiftçi, APP plaka kullananların plakalarını değiştirmesi gerektiğini vurguladı.
Sürücülerin önce kolluğa başvurarak kayıp plaka kaydı oluşturması, ardından noterden yeni plaka başvurusu yapması ve Şoförler Odasından standart plaka bastırması gerektiğini belirten Çiftçi, aksi durumda 140 bin lira ceza uygulanacağını söyledi.
Çiftçi, “APP plaka iyi niyetli bir kullanım değil. Bu konu doğrudan kamu düzeni ve güvenliğiyle ilgilidir.” ifadelerini kullandı.
Sokak çeteleriyle ilgili mücadelenin süreceğini söyleyen Çiftçi şu ifadeleri kullandı:
"Sokak çeteleri ile etkin bir şekilde mücadele edeceğiz"
"Şimdi ben göreve başlayalı yaklaşık 1,5 ay oldu. 1,5 aydır İçişleri Bakanlığı görevini yürütüyorum. Göreve başladığımız dönemlerde 2026 yılını sokak çeteleri ile mücadele yılı ilan etmiştik. Bununla beraber başladık. Sadece sokak çeteleri ile değil, aynı zamanda uyuşturucuyla mücadele yılı da. Yani benden önce de zaten bu çalışmalar vardı. Bu mücadele devam ediyordu. Biraz daha çalışmalara yoğunluk kazandıracağız. Daha da sahayı baskılamaya devam edeceğiz, operasyonlarımızı arttıracağız. Biz istiyoruz ki yani sokaklarımızda herhangi bir şekilde sokak çeteleri istedikleri gibi at oynatamasınlar.
Yani bu konuda insanımızı huzursuz etmesinler. Sosyal medyaya çıkıp böyle eleman devşiriyorlar, ilan veriyorlar, insanımızı tedirgin ediyorlar. Bu noktada biz 2026 yılında sokak çeteleri ile etkin bir şekilde mücadele edeceğiz. Yani bunu mutlaka ilerleyen dönemlerde insanımız da görecek. Mesela geçtiğimiz hafta itibariyle 81 ilimizde toplamda 350 kişinin gözaltına alındığı büyük bir operasyon gerçekleştirdik. Kaçakçılık Ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız bunu yaptı. Bundan sonra da bu tür etkinliklerimiz devam edecek. Operasyonlarımız devam edecek. Sokak çetelerine, uyuşturucu baronlarına veya bunun ticaretini yapan kişilere sahada, alanda yer bırakmayacağız. Mesela bu sene yine yılbaşından bugüne kadar bu 3 aylık dönem içerisinde sokak çetelerine yönelik olarak toplamda 215 sokak çetesine 581 operasyon gerçekleştirdik.
Tabii önümüzdeki dönemde de bunların finans kaynaklarına, lojistik ağlarına, silahlı yapılanmalarına ve sosyal medya uzantılarına karşı da mücadeleyi daha da büyüterek devam edeceğiz. Gayemiz burada vatandaşımızın huzurunu, güvenliğini sağlamak. Biz İçişleri Bakanlığıyız. Vatandaşımızın huzurundan, güvenliğinden, birinci derece can ve mal güvenliğinden biz sorumluyuz. Dolayısıyla sokakta suçtan dolayı güç devşiren her tür çete, yapı, oluşum her neyse karşılarında İçişleri Bakanlığımızı, devletimizin kararlı gücünü bulacak, bulmaya devam edecek.”
"Hedefimiz trafik kazalarına bağlı can kayıplarını yüzde 50 azaltmak"
Çiftçi ayrıca şunları söyledi:
"Şimdi 2021 yılında Cumhurbaşkanımızın çıkardığı, imzaladığı bir genelge ile bir strateji belgesi hazırlandı. Karayolu Trafik Güvenliği Strateji Belgesi adı altında. Bu strateji belgesine göre bizim hedefimiz 2030 yılına kadar trafik kazalarına bağlı can kayıplarını ve ciddi yaralanmaları yüzde 50 oranında azaltmak. 2030 yılına kadar hedef bu. 2050 yılına kadar da sıfıra indirmek, sıfır can kaybı. Yani dolayısıyla bizim hedefimiz trafikteki hem ölümlü yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazalarını 2030 yılına kadar yarı yarıya azaltmak, 2050 yılında da bunu tamamen sıfırlamak. Bu ulaşılamaz bir hedef değil. Bununla ilgili biz hedeflerimize ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.
Tabii şimdi şöyle de bir gerçek var. 2019 yılını baz alacak olursak o yıllardaki taşıt sayısıyla bugün taşıt sayısı da arttı. Yani bunların içerisinde motorlu taşıtlardan bahsediyorum. 2019’da toplam taşıt sayımız 23,4 milyondu. Bugün 34,5 milyona yükseldi. Bunların içerisinde mesela motosikletler var. Onların da sayısı neredeyse 7,2 milyona ulaştı. Yani büyük bir yekün teşkil ediyor.
Şimdi bizim son günlerde yapmış olduğumuz, yani bu yine trafik kazalarını azaltmaya yönelik olarak 27 Şubat tarihinde kanunlaşan bir düzenleme var, biliyorsunuz. Bu toplumda bazı hususlarda karşılık buldu. İnsanımız bunun haklı olduğunu, doğru olduğunu dile getirdi ama bazı noktalarda da tartışmalara sebebiyet verdi. Mesela insanımız kırmızı ışıkta geçenlere, işte araçtan inip de yol kesenlere veya işte yolda halay çekenlere, drift atanlara, cep telefonuyla araçta konuşanlara yönelik olarak verilen cezaları son derece haklı buluyor. Yani onlarda herhangi bir tartışma yok.
Ama bu plaka konusunda ve araç içerisindeki ses ve görüntü sistemleriyle ilgili toplumda son zamanlarda insanımızın biraz tepkileri var. Buradaki amaç şu. Yani bu Karayolları Güvenlik Strateji Belgesine göre hem ölümlü yaralanmalı trafik kazalarını azaltabilmek. Yani bizim maksadımız bu. Yani trafik cezalarından dolayı da insanımızın canını yakmak istemiyoruz. Yani bizim önceliğimiz zaten insanlara trafik cezası vermek, onların canını yakmak değil.
Yani toplumda kurallara uyan insanlar olduğu gibi, uymayan insanlar da var. Mesela son Ramazan Bayramı döneminde aldığımız trafik tedbirlerine sürücülerin yüzde 87,5’i uymuş. Sadece yüzde 12,5’ine trafik cezası uygulamışız. Ben trafik kurallarına büyük bir ekseriyetle uyan insanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Yani bizim amacımız da bu zaten. Kurallara uyulmasını sağlamak, bundan dolayı da trafik kazalarını azaltmak. Biz de zaten istiyoruz ki kurallara uyulsun, biz de insanlara ceza yazmayalım. İnsanımızın, vatandaşımızın canını yakmayalım istiyoruz. Ama herkeste tabii aynı hassasiyet olmuyor. Bunu da teslim etmek gerekir.
Mesela bu 4 günlük Ramazan Bayramı tatilinde en son 4 günlük tatil 2023 yılındaydı. Geçen sene 9 günlük bir tatil vardı. Mesela ölümlü trafik kazaları yüzde 40 oranında düştü. Güzel bir şey değil mi? Yani biz yıllara göre bayram tatillerinde günlük ortalama can kayıplarını da takip ediyoruz. Onları da gözlemliyoruz. Bu Ramazan Bayramı'nda günlük ortalama can kaybı 7,75’ti. Bunu önemsiyoruz. Yani bizim de zaten hedefimiz bunları daha da küçük rakamlara düşürmek.
Bir can kaybı demek, yarım kalan bir hayat demek. Yani bir ailenin, işte çocuğu ölüyorsa, annesi babası ölüyorsa ömür boyu artık onun travmasını üzerinden atamıyor. Onun için biz trafikteki bir can kaybını bile önemsiyoruz. Yani nasıl ki uyuşturucuyla mücadele konusunda da verdiğimiz her bir kaybı nasıl önemsiyorsak, bundan dolayı toplum olarak acı çekiyorsak, trafikteki kayıplarımız da bizi o şekilde acıtıyor, yüreğimizi yaralıyor. Biz ne uyuşturucuda ne de trafik kazalarında, insanımızı hem uyuşturucuya hem de trafik kazalarına kurban vermek istemiyoruz.
Yani bizim hedefimiz insanların can ve mal güvenliğini korumak. Çünkü bizim İçişleri Bakanlığı olarak görevimiz bu. Yani bu kuralların da getiriliş amacı işte bunların önüne geçmek. Bunu sağlamak.”


