Bakan Çiftçi konuşmasında bir duasını dile getirdi: "Benim valiyken Cenabıhak'tan bir niyazım vardı. Rabb'im bir gün bana, bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et."
"Bu duaya amin denilmeyecek de ne denilecek" değil mi? Bakanın bu duasına bizler "amin" diyoruz ama bazıları için bu duanın kabulü sonları anlamına geleceğinden zıplamaya başladılar!
Zıplayanlara gelmeden önce Bakan Çiftçi'nin duasının yer aldığı konuşmasının ilgili bölümünü iktibas edeyim de zıplayanların kendi zaviyelerinden zıplamakta ne kadar 'haklı' oldukları bir bütün olarak görülsün: "Daha yolumuz uzun, inşallah göklerde Kızıl Elma'yı da göreceğiz. Şam'ın, Halep'in, Karabağ'ın özgürlüğünü gördüğümüz gibi inşallah bir gün Kudüs'ün de özgürlüğünü göreceğiz. Benim valiyken Cenabıhak'tan bir niyazım vardı. Malum, burada 5 sene valilik yaptıktan sonra Erzurum'a tayin oldum. 2,5 sene de orada görev yaptım. Niyazım şuydu, Rabb'im bir gün bana, bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et. İnanıyorum ki Cenabıhak o günleri bizlere gösterecek, mutlaka gösterecek. Buna bütün kalbimle inandım ve inanmaya da devam ediyorum. Geçmişte olduğu gibi yine oralar bizim olacak. Yine bizim hükümet tasarrufumuz altına inşallah girecek. Çünkü başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi bir küresel lider var. Çok güzel bir lider var."
Bakan Çiftçi, her Müslümanın gönlünden geçenleri dile getirdiği konuşmayla hedefi on ikiden vurdu! Ses terör devletinden geldi. Terör devleti İsrail'in Savunma Bakanı Katz sosyal medya hesabından yaptığı Türkçe paylaşımla hezeyanlarını yazdı:
"Kudüs'ü yönetmeyi hayal eden ve tehditler savuran Türkiye İçişleri Bakanı'na şunu söylüyorum:
Kudüs, Konstantinopolis değildir ve İsrail Devleti de çökmekte olan bir Haçlı İmparatorluğu değildir. İsrail, her türlü tehdide karşı kendini savunma kapasitesini kanıtlamış güçlü ve kararlı bir devlettir.
Kudüs, 3.000 yıldır Yahudi halkının başkentidir ve sonsuza dek İsrail'in başkenti olmaya devam edecektir. Siz ve Erdoğan'ın hayalini kurduğu Osmanlı İmparatorluğu ise çökmüştür ve bir daha asla geri dönmeyecektir.
Ne yazık ki, Türkiye'yi modern bir devlete dönüştürmek için çalışan Atatürk'ün mirasından hiçbir ders çıkarmadınız; aksine, Türkiye'yi yeniden karanlık ve geri kalmış bir döneme sürüklemek için çalışıyorsunuz."
Terör unsuru Katz'ın yazdıkları İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi için bir şeref madalyasıdır.
Biliyoruz ki Filistin terörden temizlenecek. Bu çıfıtlardan arındırılmış Kudüs'ten dünyaya barış yayılacaktır.
Terör unsuru Katz'in "Kudüs'ü yönetmeyi hayal eden" diyor ya... Evet bizlerin hayali; öyle bir hayal ki cihana bedel! Bedeli ödemeye de ödetmeye de hazırız!..
8 Haziran 2026, Star.


