Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-AB Gümrük Birliği ve AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ihtiyacının yeni bir konu olmadığını vurgulayan Bolat, bu sürecin 2014 yılından bu yana her iki tarafça tartışıldığını ifade etti. Gümrük Birliği’nin 1995’ten bu yana Türkiye’nin ekonomik dönüşümünde önemli rol oynadığını belirten Bolat, Avrupa değer zincirlerine entegrasyonun sanayi altyapısını güçlendirdiğini söyledi.
Bolat, son 30 yılda Türkiye-AB ticaret hacminin 8 kat artarak 233 milyar dolara ulaştığını, ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 100 seviyesini aştığını kaydetti. Bu süreçte orta-yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının yüzde 43,5’e çıktığını, Türkiye’nin dünya ihracatındaki payının ise iki katına yükseldiğini dile getirdi.
Mevcut yapının hizmetler ticareti, dijital ekonomi, kamu alımları ve tarımı kapsamadığını belirten Bolat, bunun ekonomik potansiyelin altında kalınmasına yol açtığını ifade etti. AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarının yarattığı asimetrilerin de güncelleme ihtiyacını artırdığını vurguladı.
Bolat, Gümrük Birliği’nin Türkiye ekonomisinin aleyhine işlediği yönündeki görüşlerin gerçek dışı olduğunu belirterek, 2025 yılında AB’ye ihracatın 117 milyar dolar, ithalatın ise 115 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini aktardı.
Türkiye’ye son 25 yılda giren doğrudan yabancı yatırımların yüzde 60’tan fazlasının AB kaynaklı olduğuna dikkati çeken Bolat, bu yatırımların geçen yıl AB’ye 37,5 milyar dolarlık ihracat yaptığını söyledi.
Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte rekabet koşullarının değiştiğini vurgulayan Bolat, Türkiye’nin yeşil dönüşüme hızlı uyum sağlayarak AB pazarındaki konumunu güçlendirdiğini ifade etti. Bu kapsamda ihracatçılar için Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği’nin yürütüldüğünü hatırlattı.
İhracatta pazar çeşitlendirmesine önem verdiklerini belirten Bolat, 2026 yılı için 60 ülkenin hedef ülke olarak belirlendiğini, Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında desteklerin sürdüğünü söyledi.
AB-Hindistan anlaşmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Bolat, Hindistan’ın daha içe dönük bir üretim yapısına sahip olduğunu, birçok üründe AB tarifelerinin zaten düşük seviyelerde bulunduğunu belirtti. Bu nedenle anlaşmanın esas olarak AB’ye daha fazla pazar açılımı sağlayacağını dile getirdi.
Türkiye’nin AB ile ticaretinin serbest dolaşım esasına dayandığını vurgulayan Bolat, bunun Türk ürünlerine önemli bir rekabet avantajı sağladığını kaydetti.


