İddianamede, suç örgütü lideri olduğu ifade edilen ve 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası istenen Aktaş, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 4 Haziran 2025’te tahliye edilmişti.
“Rakiplerim gizli tanık oldu” iddiası
Adıyla anılan bir örgüt iddiası ve 63 ayrı eyleme ilişkin savunmasının zaman alacağını belirten Aktaş, tutuklandığı günden bu yana basında hakkında yanlış haberler yapıldığını açıkladı.
Ticareti babasından öğrendiğini ve 10 yaşından bu yana iş hayatının içinde olduğunu söyleyen Aktaş, son 10 yıldır İstanbul’da faaliyet yürüttüğünü, yönettiği şirket sayısının iki olduğunu ifade etti. Bazı firmalarla ortaklığı bulunduğunu ancak bu şirketlerin soruşturmaya konu edilmediğini kaydetti.
Aktaş, ticarette rakiplerinin kendisiyle rekabet edemediğini savunarak, “Ticarette yapamadıklarını gizli tanık olarak ifade verip hukuku yanıltarak yapmaya çalışıyorlar.” dedi.
13 Ocak 2025’te gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlatan Aktaş, herhangi bir baskı olmaksızın kendi iradesiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduğunu söyledi.
Amacının iş süreçlerinin açığa kavuşturulması ve doğruların ortaya çıkması olduğunu belirten Aktaş, “Kamu müteahhitlerinin karşılaştığı zorluklarla ve maruz kaldığı yolsuzluklarla etkin şekilde mücadele edilmesinin zamanı geldiği için etkin pişmanlıktan yararlandım.” ifadelerini kullandı.
“Şahsi talepleri karşılamak zorunda kalıyordum”
Suç örgütü kurmak ve yönetmek, ihaleye fesat karıştırmak, resmi ve özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık, rüşvet vermek, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamalarıyla yargılandığını belirten Aktaş, örgüt suçlamasını reddetti.
Şirketlerinde istihdam sağladığını söyleyen Aktaş, belediyelerden hak ediş ödemelerini alabilmek için bazı yetkililerin nakdi ve şahsi taleplerini karşılamak zorunda kaldığını beyan etti.
Aktaş, bazı belediye başkanları ve yakın çevrelerine yönelik araç alımı, gayrimenkul satın alma, düğün organizasyonu ve çeşitli harcamalar yapıldığını iddia ederek, bu talepler karşılandığında hak ediş ödemelerinin düzenli yapıldığını savundu.
“Dekontları ve kayıtları sundum”
Mahkemeye sunduğu bilgi ve belgelerin iddialarını desteklediğini öne süren Aktaş, istenen bedelleri, paraların hangi bankadan çekildiğini, kime ve nasıl teslim edildiğini anlattığını belirtti.
“Dekontları sundum. HTS ve baz kayıtları eşleşti. Bilirkişi raporlarını dosyaya koydum. Daha ne yapacağım?” diyen Aktaş, iftiracı değil itirafçı olduğunu savundu.
9 sanık tahliye edilmişti
Davanın önceki celsesinde mahkeme, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın da bulunduğu 9 sanığın tahliyesine karar vermişti.


