Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağına ilişkin ön rapor açıklandı

0
Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağına ilişkin ön rapor açıklandı
Milli Savunma Bakanlığı, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130E tipi Türk askeri kargo uçağına ilişkin teknik inceleme raporunun ilk bulgularını paylaştı. Enkazdan alınan numunelerde patlayıcı madde izine rastlanmadığı bildirildi.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130E tipi Türk askeri kargo uçağına ilişkin yürütülen teknik incelemelerin ön raporunu açıkladı. Raporda, enkazdan alınan numunelerde uçak içinde veya dışında patlayıcı madde kalıntısına rastlanmadığı belirtildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, 11 Kasım 2025’te 68-1609 kuyruk numaralı C-130E uçağının geçirdiği kaza sonrası Hava Kuvvetleri Komutanlığı koordinasyonunda oluşturulan Teknik İnceleme Heyeti’nin çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. İncelemelerin önce Gürcistan’daki enkaz alanında, ardından enkazın getirildiği Kayseri’deki 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde devam ettiği kaydedildi.

Soruşturma sürecinde 1’inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü (Eskişehir), 12’nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) ile Jandarma Genel Komutanlığına bağlı uzman birimlerin de çalışmalara destek verdiği belirtildi.

Uçuş veri kayıt cihazı (FDR) incelemelerinde, kazaya kadar uçuş ekibi konuşmaları ve uçak sistemlerinde herhangi bir anormalliğe rastlanmadığı tespit edildi. Kayıtların, kuyruk konisi bölümünün gövdeden ayrılması sonucu güç ve veri kablolarının kopması nedeniyle aniden kesildiği ifade edildi.

Motor ve pervane sistemleri üzerinde yapılan teknik incelemelerde de kazaya kadar herhangi bir arıza bulunmadığı, pervane kopmasına bağlı bir gövde hasarı izine rastlanmadığı bildirildi.

Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından yapılan analizlerde ise enkazdan alınan numunelerde patlayıcı madde kalıntısına rastlanmadığı açıklandı.

Uçak parçaları üzerindeki yapısal hasarların incelenmesi için metalurjik analizlerin sürdüğü belirtilirken, kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı ancak malzemelerin çekme testlerinde gevrek yorgunluk davranışı gösterdiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca basında yer alan “azot tüpü” iddialarının gerçeği yansıtmadığı vurgulandı. Uçakta bulunan 19 kilogramlık iki yangın söndürme tüpünün patlayıcı veya yanıcı olmadığı, enkazda sağlam şekilde bulunduğu belirtildi.

Ön değerlendirmelere göre, kanat üstündeki dingilerden birinin CO2 gazı dolu tüpüyle birlikte yerinden çıkarak uçağın sol kuyruk bölümüne çarpmış olabileceği, bunun da dikey ve yatay stabilizeye zarar vererek kazaya yol açmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Bulgulara ilişkin detaylı teknik ve laboratuvar incelemelerinin sürdüğü bildirildi.

 

Yorum Yazın