Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuna yansıyan son belgeler doğrultusunda çocuk istismarı ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan Jeffrey Epstein’le ilgili Türkiye bağlantılarını incelemeye aldı. Soruşturma kapsamında, istismar adasına götürüldüğü iddia edilen Türk çocuklarının kimlik tespiti ve şüpheliler hakkında yasal işlemlerin başlatılması hedefleniyor.
Soruşturma, özellikle çocukların "İngilizce bilmedikleri" notuyla kaydedildiği sarsıcı ifadelerin ardından, Türk vatandaşı olabileceği değerlendirilen çocukların akıbetini belirlemeyi amaçlıyor. Başsavcılık, olası delil durumuna göre sorumlular hakkında kamu davası açılması için süreci titizlikle yönetiyor.
Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM), sunduğu dilekçede "Mağdur Türk çocuklarına ilişkin tespit yapılması ve oluşacak delil durumuna göre kamu davası açılması" talebinde bulundu. Dernek vekilleri, dosya kapsamında türediği ileri sürülen video kayıtlarının ve belgelerin orijinal hallerinin dosyaya girmesi gerektiğini savundu.
Daha önce 2024 yılında yapılan benzer bir suç duyurusunda, Türkiye'de işlenen somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 16 Haziran 2025'te takipsizlik kararı verilmişti. Ancak son yayımlanan üç milyon sayfalık dökümanlar, yargı makamlarını dosyayı yeniden ve daha derinlemesine açmaya sevk etti.
Yeni soruşturma kapsamında, belgelerde adı geçen kişi ve kurumların Türkiye içerisindeki bağlantılarının tespit edilmesi için uluslararası adli yardımlaşma süreçlerinin işletilmesi bekleniyor. Başsavcılık, çocuğun cinsel istismarı, insan ticareti ve fuhuş gibi ağır suçlar kapsamında soruşturmanın sınırlarını genişletti.
Toplumda büyük yankı uyandıran bu gelişme, kayıp çocukların durumu ve uluslararası suç şebekelerinin yerel ağları konusundaki endişeleri tekrar gündeme taşıdı. Soruşturma sonucunda elde edilecek verilerin, Epstein dosyasındaki Türkiye karanlığını aydınlatıp aydınlatmayacağı merakla bekleniyor.


