Analiz: Baykar’ın yeni kamikaze dronları İran’ın Şahid programını geride bırakabilir

0
Analiz: Baykar’ın yeni kamikaze dronları İran’ın Şahid programını geride bırakabilir
Middle East Eye’da yayımlanan analizde, Baykar’ın geliştirdiği K2, Sivrisinek ve Mızrak kamikaze insansız hava araçlarının yapay zeka destekli sürü taktikleri, uydu bağlantısı ve elektronik harp dayanıklılığıyla İran’ın Şahid dronlarından daha ileri bir kapasite sunabileceği değerlendirildi.

Analizde, Türkiye’nin son yıllarda İran’ın sahada etkili şekilde kullanılan Şahid dronlarını yakından takip ederek kendi kamikaze dron programını hızla geliştirdiği belirtildi. İran’ın bu dronlarının özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarında ve Orta Doğu’daki bazı operasyonlarda kullanıldığı hatırlatıldı.

Baykar tarafından geliştirilen üç farklı platformun — K2, Sivrisinek ve Mızrak — farklı görev ve kapasitelere sahip olduğu, ancak asıl yeniliğin bu araçların birlikte kullanılmasına dayanan stratejide ortaya çıktığı vurgulandı.

K2 modelinin yaklaşık 200 kilogram mühimmat taşıma kapasitesine ve 2 bin kilometreye kadar menzile sahip olduğu, 13 saate kadar havada kalabildiği ve uydu veri bağlantısı sayesinde hassas saldırılar gerçekleştirebildiği ifade edildi. Platformun, görev sonrası geri dönebilecek şekilde tasarlanmasının da önemli bir avantaj olduğu belirtildi.

Sivrisinek modelinin ise yaklaşık bin kilometre menzil ve 20 kilogramdan fazla savaş başlığı kapasitesine sahip olduğu, görece düşük maliyeti nedeniyle çok sayıda üretilebilen ve “sarf edilebilir” bir sistem olarak tasarlandığı aktarıldı.

Mızrak dronunun ise tasarım açısından İran’ın Şahid-136 platformuna benzer özellikler taşıdığı, yaklaşık bin kilometre menzil ve 40 kilogramlık savaş başlığı kapasitesiyle geliştirildiği ifade edildi.

Savunma uzmanları, bu üç platformun yapay zeka destekli sürü taktikleriyle birlikte kullanılmasının savaş alanında yeni bir konsept oluşturabileceğini değerlendiriyor. Buna göre, düşük maliyetli dronlar önce düşman hava savunmasını meşgul ederken, daha ağır platformlar kritik hedeflere yönlendirilebiliyor.

Analizde ayrıca, bu sistemlerin elektronik harp ortamında çalışabilecek şekilde tasarlanmasının ve küresel navigasyon sistemlerine bağımlı olmadan hedef tespiti yapabilmesinin önemli bir teknolojik avantaj sunduğu vurgulandı.

Uzmanlar, Türkiye’nin insansız hava aracı teknolojilerinde son yıllarda önemli ilerleme kaydettiğini belirtirken, yapay zeka destekli otonom sürü saldırılarının gerçek savaş koşullarındaki etkinliğinin ise henüz tam olarak kanıtlanmadığına dikkat çekiyor.

Yorum Yazın