Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2005-2016 yılları arasında farklı illerde işlenen ve uzun yıllardır faili meçhul olarak kalan 6 cinayet dosyasının yeniden yürütülen soruşturmalar sonucunda aydınlatıldığını açıkladı.
Bakan Gürlek şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; İçişleri Bakanlığımızla tam bir koordinasyon ve ilgili tüm kurumlarımızla güçlü bir eş güdüm hâlinde, faili meçhul suçların aydınlatılması ve faillerin adalet önüne çıkarılması için kararlılıkla çalışıyoruz.
Adalet Bakanlığımız bünyesinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda yeniden ele alınan dosyalarda yürütülen titiz ve kapsamlı çalışmalar neticesinde; Ali Sarıoğlu, Esra Aşık, Gültekin Yıldırım, Mehmet Ali Türkmen, Selbi Uyğur ve Yusuf Sayaner'in hayatını kaybettiği olaylar aydınlatılmıştır.
2005-2016 yılları arasında farklı şehirlerde işlenen ve aradan uzun yıllar geçmesine rağmen kamu vicdanında açık bir yara olarak kalan bu altı cinayet dosyası; günümüzün teknolojik imkânları, kriminal incelemeler, DNA eşleştirmeleri, HTS ve baz analizleri, yeniden alınan tanık beyanları ve elde edilen yeni deliller ışığında bütün yönleriyle tekrar incelenmiştir.
Balıkesir'de 21 yıl önce kundaklanan evde hayatını kaybeden çocuk Esra Aşık'ın dosyasında, daha önce hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen şüpheli yönünden soruşturma yeniden açılmış; gerçekleştirilen operasyon sonucunda bir şüpheli tutuklanmıştır.
Denizli'de 20 yıl önce iş yerinde 11 yerinden bıçaklanarak öldürülen Mehmet Ali Türkmen'in dosyasında, tanıkların yeniden alınan ve birbiriyle örtüşen beyanları ile HTS kayıtları birlikte değerlendirilerek cinayeti işledikleri değerlendirilen iki şüpheli yakalanarak tutuklanmıştır.
Hatay'da 14 yıl önce kaybolan Selbi Uyğur'un öldürülmesine ilişkin yürütülen çalışmalarda, alınan itiraflar üzerine yer gösterme ve kazı işlemleri yapılmış; bulunan insan kemiklerinin Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen DNA incelemesi sonucunda Selbi Uyğur'a ait olduğu tespit edilmiş ve adli işlemler başlatılmıştır.
İstanbul Bayrampaşa'da 12 yıl önce öldürülen Gültekin Yıldırım'ın dosyasında, olay yerinde bulunan biyolojik bulguların yıllar sonra yapılan karşılaştırmalar neticesinde bir şüphelinin DNA profiliyle uyumlu olduğu belirlenmiş; HTS kayıtlarıyla desteklenen tespitlerin ardından yakalanan şüpheli tutuklanmıştır.
İstanbul Fatih'te 10 yıl önce öldürülen Yusuf Sayaner'in dosyasında ise şüpheli, yeniden yürütülen soruşturma kapsamında suçunu ikrar etmiş ve kasten öldürme suçundan tutuklanmıştır.
Samsun'da 19 yıl önce öldürülen Ali Sarıoğlu'nun dosyasında, olaydan sonra yapılan ve soruşturmayı yanlış yönlendirmeyi amaçladığı değerlendirilen ihbarın kaynağı yıllar sonra tespit edilmiş; yeni tanık beyanları ve teknik analizler sonucunda belirlenen 4 şüpheli yakalanarak tutuklanmıştır.
Bu dosyaların yeniden ele alınmasında ve aydınlatılmasında büyük bir özveriyle çalışan İstanbul, Çarşamba, Balıkesir, Denizli ve Hatay Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza; gece gündüz demeden gayret gösteren Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızın fedakâr mensuplarına teşekkür ediyorum.
Teknik ve bilimsel incelemeleriyle soruşturmalara önemli katkılar sağlayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuza, Adli Tıp Kurumumuza, kriminal polis laboratuvarlarımıza, bilirkişilerimize ve bu dosyaların aydınlatılmasına emek veren bütün kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Vatandaşlarımız müsterih olsun. Adaletin hafızası güçlüdür. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, her dosyanın izini sonuna kadar sürecek; karanlıkta kalan olayları aydınlatmak için devletimizin bütün imkânlarını seferber edeceğiz.
Acıları yıllardır dinmeyen mağdur ailelerimizin yanında olmaya, cevap bekleyen sorularını adaletin imkânlarıyla karşılıksız bırakmamaya devam edeceğiz. Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek ve hiçbir fail geçen zamana güvenerek adaletten kaçamayacaktır.”


