ABD Avrupa'yı Rusya ile korkutmaya devam ediyor

0
ABD Avrupa'yı Rusya ile korkutmaya devam ediyor
ABD istihbaratının yeni değerlendirmelerine göre Rusya'nın NATO'nun kararlılığını test etmek için sınırlı adımlar atabileceği öne sürüldü.

ABD istihbaratının yeni değerlendirmelerine göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in önümüzdeki yıllarda NATO üyesi veya müttefiki bir ülkeye yönelik sınırlı bir hamleyle ittifakın kararlılığını test edebileceği öne sürüldü. The Wall Street Journal'ın haberine göre, olası senaryolar arasında siber saldırılar, vekil unsurlar aracılığıyla operasyonlar ve sınırlı kara müdahalesi bulunuyor.

PUTİN'İN MASASINDAKİ SENARYOLAR

ABD istihbarat raporlarına göre Moskova'nın olası adımları, NATO'nun doğu kanadını hedef alan sınırlı bir girişimden kritik altyapılara yönelik saldırılara kadar uzanıyor.

Yetkililer, Putin'in Ukrayna'daki savaşta istediği hedeflere ulaşmakta zorlanması ve iç kamuoyunda başarı baskısıyla karşı karşıya kalması nedeniyle daha riskli adımlar atabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

ABD'li yetkililer, Rusya'nın olası bir NATO hamlesindeki amacının ittifak içindeki dayanışmayı zayıflatmak ve ABD'nin müttefiklerine bağlılığını sorgulatmak olabileceğini belirtiyor.

Amerikan Girişim Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Heather Conley, olası bir Rus müdahalesine ilişkin, "Soru işareti, Amerika Birleşik Devletleri'nin bu durumda nasıl yanıt vereceğidir." dedi.

Conley, "Rusya'nın her zaman amacı NATO'nun güvenilirliğini sorgulamak ve Amerika Birleşik Devletleri'ni müttefiklerinden ayırmak olmuştur." ifadelerini kullandı.

ABD ÖNCEKİ DEĞERLENDİRMESİNİ DEĞİŞTİRDİ

ABD daha önce Putin'in Ukrayna savaşı devam ederken NATO üyesi bir ülkeye doğrudan meydan okumayacağı görüşündeydi.

Ancak ABD'li yetkililer, Ukrayna'nın Rus ordusu ve enerji altyapısına yönelik insansız hava aracı saldırılarını artırması, Rus güçlerinin ise ağır kayıplara rağmen sınırlı ilerlemeler kaydetmesi nedeniyle bu değerlendirmenin değiştiğini ifade etti.

ABD ve Avrupa ülkeleri, Rusya'nın NATO'nun tepkisini ölçmek amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduğuna dair işaretlerin arttığını düşünüyor.

Bu kapsamda Polonya'ya düşen Rus seyir füzeleri ve Romanya hava sahasına giren insansız hava araçları örnek gösteriliyor.

"SINIRLI KARA HAREKATI OLASILIĞI DÜŞÜK AMA ARTIYOR"

ABD istihbarat değerlendirmelerine göre, Rusya'nın olası bir hamlesinin bu sonbahar ile 2029 yılları arasında gerçekleşebileceği öne sürüldü.

Raporda, en uç senaryo olarak görülen sınırlı kara harekatının ihtimalinin düşük olduğu ancak zamanla artabileceği belirtildi.

Böyle bir saldırının NATO'nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesini gündeme getirebileceği ifade edilirken, siber saldırılar ve hibrit tehditler konusunda ittifakın vereceği karşılığın daha karmaşık olabileceği vurgulandı.

Conley, "Bu, NATO'nun her zaman Beşinci Madde kapsamındaki bir saldırıya yanıt verme konusunda karşılaştığı bir zorluk olmuştur ve şu ana kadar NATO müttefiklerinin gerilimi tırmandırmamayı tercih ettiği çok doğru." dedi.

RUSYA'NIN SİBER SALDIRILARI HATIRLATILDI

ABD'li uzmanlar, Rusya'nın geçmişte NATO ülkelerine yönelik hibrit yöntemler kullandığını hatırlattı.

Örneğin Moskova'nın 2007 yılında Estonya'ya yönelik düzenlediği siber saldırılar sonrasında Tallinn yönetimi krizi NATO kapsamında büyütmek yerine ikili yollarla çözmeyi tercih etmişti.

NATO Sözcüsü Albay Martin O'Donnell ise, "Her zaman her türlü senaryoyu düşünüyor ve bunlara hazırlanıyoruz. NATO bizi izliyor ve gerektiğinde caydırmaya ve savunmaya hazırız, bunu da göstermeye devam ediyoruz." açıklamasını yaptı.

ABD'NİN MÜHİMMAT STOKLARI TARTIŞMA KONUSU OLDU

Yeni istihbarat değerlendirmeleri, ABD'nin olası büyük çatışmalar için sahip olduğu mühimmat stoklarıyla ilgili tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.

ABD'li yetkililer, Ukrayna'ya yapılan silah yardımları ve İran ile yaşanan gerilim nedeniyle bazı kritik mühimmatların azaldığını belirtti.

Risk altındaki sistemler arasında uzun menzilli Hassas Vuruş Füzeleri, Ordu Taktik Füze Sistemleri (ATACMS), Stinger füzeleri, Patriot, SM-3 ve THAAD hava savunma sistemlerine ait önleyici mühimmatların bulunduğu ifade edildi.

Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise mühimmat kıtlığı iddialarını reddetti.

Parnell, "Başkanın seçtiği zaman ve yerde saldırmak için gereken her şeye sahibiz." dedi.

Parnell ayrıca, "Birden fazla muharip komutanlıkta, halkımızı ve çıkarlarımızı savunmak için derin ve hazır bir cephaneliği korurken, başarılı operasyonlar gerçekleştirdik. Medya gürültüsünü Amerikan zayıflığıyla karıştıran herhangi bir düşman, gerçeği acı bir şekilde öğrenecektir." ifadelerini kullandı.

"ABD'NİN ÇİN'E KARŞI GÜCÜ ETKİLENEBİLİR"

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden (CSIS) Tom Karako, Rusya ile olası bir çatışmada Hassas Vuruş Füzeleri, ATACMS ve Stinger sistemlerinin kritik öneme sahip olduğunu söyledi.

Analistler, Orta Doğu'daki mühimmat kullanımının ABD'nin Rusya ve Çin gibi rakiplerine karşı caydırıcılığını etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

CSIS tarafından hazırlanan bir raporda, İran ile yaşanan çatışmada kullanılan bazı kritik mühimmatların ABD stokları üzerindeki etkisi incelendi.

Raporda, ABD'nin İran savaşında yaklaşık 1.060 ila 1.430 Patriot füzesi kullandığı ve mevcut stoklarda yaklaşık 870 füze kalmış olabileceği tahmin edildi.

CSIS raporunun ortak yazarı Mark Cancian, "Eğer mesele sadece İran’la savaşmaksa, füzelerin yarısını, hatta biraz daha fazlasını kullanmış olsak bile, hâlâ yarısı elimizde. Yani İran’a karşı oldukça uzun bir süre daha mücadele edebiliriz." dedi.

Cancian, asıl endişenin bu durumun ABD'nin Batı Pasifik'te Çin'e karşı askeri hazırlıkları üzerindeki etkisi olduğunu belirtti.

  • Next Social

Yorum Yazın