Aralarında uluslararası ve ülke bazlı çok sayıda kuruluşun bulunduğu toplam 64 kurum, Avrupa Birliği’ne (AB) İsrail ile ilişkiler konusunda somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarına gönderilen ortak mektupta, İsrail’in Filistin’deki ilhak ve baskı politikalarını artırdığı, Filistin ve Lübnan’da uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiği öne sürüldü.
Kuruluşlar, AB tarafından Eylül 2025’te önerilen ancak henüz uygulanmayan yaptırımların yürürlüğe konulmasını talep etti. Bu kapsamda AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması, yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticaretin yasaklanması ve İsrail’e yönelik silah transferleri ile transit geçişlerin durdurulması istendi.
İsrail parlamentosunun geçen ay kabul ettiği idam cezası düzenlemesine de değinilen mektupta, bu düzenlemenin özellikle Filistinlileri hedef aldığı ve yaşam hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirildiği belirtildi. Söz konusu düzenlemenin Filistinlilere yönelik ayrımcı yasa ve politikaların bir parçası olduğu, ayrıca Uluslararası Adalet Divanı’nın Temmuz 2024 tarihli danışma görüşüne de atıfta bulunulduğu kaydedildi.
Mektupta Batı Şeria’da İsrail’in ilhak politikalarını hızlandırdığı, Filistinlilere yönelik baskı ve ihlallerin arttığı ifade edildi. Hareket kısıtlamalarının genişletildiği, yeni kontrol noktaları kurulduğu ve işgal şiddetinin arttığı vurgulandı.
Birleşmiş Milletler verilerine atıf yapılan metinde, bu yıl İsrail güçleri ve yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen eylemler sonucunda Filistinliler arasında çok sayıda can kaybı ve yaralanma yaşandığı bildirildi.
İsrail’deki gözaltı uygulamalarına da değinilen mektupta, binlerce Filistinlinin idari tutukluluk da dahil olmak üzere yargılama olmaksızın tutulduğu, bu kişiler arasında çocukların da bulunduğu ifade edildi. Ayrıca gözaltı merkezlerinde kötü muamele ve işkence iddialarının bulunduğu, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin bu merkezlere erişiminin kısıtlandığı belirtildi.
Mektupta ayrıca Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen saldırıların devam ettiği, can kayıplarının sürdüğü ve insani yardım kuruluşlarının faaliyet alanlarının kısıtlandığı kaydedildi.


