Yaklaşık üç saat süren toplantının ardından yayımlanan dokuz maddelik bildirgede, 2025 yılı boyunca milli güvenliği ilgilendiren siyasi, askeri, ekonomik ve toplumsal gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığı, 2026 yılında karşılaşılabilecek muhtemel risklere karşı alınacak tedbirlerin değerlendirildiği belirtildi.
Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere Türkiye’nin birliğine ve bekasına yönelik tüm tehditlere karşı yurt içinde ve dışında kararlılıkla sürdürülen mücadelenin son durumu kurul üyeleriyle paylaşıldı. “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda gelinen aşamanın değerlendirildiği vurgulanarak, ülkenin ve bölgenin güvenlik, istikrar ve refahını güçlendirecek adımların aynı kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğine verilen desteğin devam edeceği, Suriye halkının huzur ve refahını artırmaya yönelik çabaların süreceği de kayda geçirildi.
Toplantıda Gazze’deki son durum ve ateşkesin geleceği de ele alındı. Türkiye’nin, insani yardımların bölgeye ulaştırılması için yürüttüğü çalışmalarını sürdüreceği ve Gazze’nin yeniden imarı ile kalıcı barışın tesisi için uluslararası ortaklarıyla her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğu vurgulandı.
Bildiride ayrıca Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne verilen desteğin altı çizilirken, İran merkezli gelişmelerin bölgesel güvenlik açısından önem taşıdığına dikkat çekildi. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’deki istikrarı zedelememesi gerektiği hatırlatılarak, Türkiye’nin savaşın sona erdirilmesi ve kalıcı barışın sağlanması yönündeki diplomatik çabalarını sürdüreceği ifade edildi. Türkiye’nin yakın çevresinden Afrika, Asya ve Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrar için yürüttüğü çok boyutlu faaliyetlere 2026 yılında da kararlılıkla devam edeceği bildirgede yer aldı.


